Hilal BEYAZIT hilal29@hotmail.com

RIMBAUD’DAN RUHA EMINEM’DEN HIP HOP’A

Rimbaud’un yeniden dünyaya gelişidir belki de Eminem. Bu  kural tanımaz, aykırı ve alanlarında otorite olan, ilahlaşan, anneye başkaldırıda buluşan bu iki zaman arası ve ne tesadüf ki görünüş olarak da birbirlerini andıran sarı renkli  yaşamlar, H. Miller’ın da Rimbaud  için dediği gibi ; “ Şeytan bile Rimbaud’nun kendi yenilmez gururuna ve egoizmine kabul ettirdiğinden daha gaddar bir terbiyeyi kuramazdı,” sözü Eminem içinde geçerli olamaz mı?

Öyle ya, ortak tutkuları göze çarpan bu iki aykırı ismi ayrı ayrı incelediğimizde  ortaya çıkan tablo yaşamlarının dışa vurumlarında ki benzerlikleriyle de dikkat çekmektedir..

Rimbaud aramızda yaşıyor mu hala?

Her şeye boyun eğen çocuk(lar) mavi gözleriyle algılamaya çalıştıkları dünyadan merhametsiz olarak tanımladıkları mavi gören gözlü annelerinin katı kuralcılığı yüzünden hayata aksak ve yarım başladıklarını savunmaktadırlar.
Rimbaud’nun ilgilendiği ve kendisini yakın hissettiği işçi çocukları Rimbaud’dan uzun zaman sonra yerini Eminem tarihine ve Amerika yönetiminde ki   zencilere terk edecektir... Biri ailesinin varlıklı olmasından bir diğeri de ırk ayrımından dolayı arkadaş guruplarından uzak tutulacak ve  yaşam süreçlerinde girmiş oldukları bunalımların, çıkmazların  nedeni olarak da hem bu engellemeleri hem de bu engelleri uygulayan kişiyi, yani anneyi suçlu olarak gösteriyor olacaklardır...

Aslında bu çıkışları bile toplum dışına atılmalarına yeterli bir neden olarak görülebilirdi, Rimbaud’un anarşist çıkışları Eminem’in her şeyi ipe dizen  hip hop çılgınlığı anneye isyanın yanında belki sıradan kalırdı.

Ama A. Camus’nun “YABANCI” adlı romanında ki gibi annesinin ölümüne ağlamayanı insanlığın her döneminde asıyorlar...ve asacaklardır…

Yasa böyle emretmektedir ve uygulanacaktır…..

Rimbaud’nun ruhu Eminem, yalnızca Hip-hop dünyasını değil bütün dünyayı  şaşırtan  sıra dışılığı ve kışkırtıcı tavırlarıyla yeniden ANA  kalıplarını araladı.

Bir şarkı sözünde Rimbaud’ya benzer yakarışını bakın nasıl dile getirmekte ;

“Ben minicik bir çocukken
Annem bana çılgınca şeyler anlatırdı.
Babamın boktan bir herif olduğunu ve
Benden nefret ettiğini anlatırdı…”

Rimbaud ise  Yedi Yaş Ozanları’nda nasıl yakarıyordu evin mavi gözlü annesine;

“Pek çalımlı, halinden hoşnut annesi evin
Gidiyordu kapayıp sayfasını ödevin
Görmüyordu o mavi gözlerinde çocuğun
Yankısını çirkefe terk edilmiş bir ruhun.
….
İnsaf! Orda, odada çarpan bir yürek vardı;
-Yalnız, kaba çuhanın üzerine uzanmış
kendini kentin usul gürültüsüne salmış
dört duvar arasında soluyan derin derin
düşünde çarşaf gibi yelkeni gemilerin….”

 
   


  Yazıların hakları ve sorumluluğu yazarlara aittir © 2006 santralmüzik