| |
Süheyl Ünver suheylunver@yahoo.com
Eric Clapton, bugün dünyanın en çok kazanan, takdir ve ilgi gören, tekniği en çok taklit edilen gitaristlerinden biridir. 1963’te Yardbirds grubunda gitarist olarak başladığı profesyonel müzik kariyerinin belli bir dönemini sadece gitarist olarak geçirmeyi yeğlese de, özellikle solo albümlerinde ve son dönemlerde besteciliğini ve sürekli gelişen vokalini de gözler önüne seriyor Clapton.
1945 İngiltere doğumlu müzisyenin gitarla ilk tanışması tam da 13. doğum gününü kutladığı 1958 yılına denk gelir, annesi ve büyük babası tarafından kendisine hediye edilen bir klasik gitar, Clapton’ın müzikle tanışmasına vesile olur. O dönemlerle ilgili demeçlerine göz atarsak, Clapton’ın müzik ve gitar alanında etkilendiği ilk isimler Muddy Waters, Big Bill Broonzy, Freddie King, Robert Johnson, Elvis Presley gibi kendilerini blues, jazz ve rock’n roll alanında tanıtmış olan Amerikalı müzisyenlerdir. Dinlediği müzisyenlerin çoğunun yaşadığı yer olması dolayısıyla, Eric Clapton’ın gitar rifflerinin kökünü genelde Chicago blues tarzından aldığı görülmektedir.
Clapton’un elektro gitarla ilk tanışması bir televizyon şovunda gördüğü Fender Jazz Bass’tır. Kendisinin de böyle bir şeyin içinde olmak istediğini düşünürken, ilk iş olarak büyük anne ve babasına o zamanlar için pahalı sayılabilecek, 100 pound’luk Kay marka bir elektro gitar aldırır. Clapton’ın dediğine göre Kay, Gibson ES–335 tarzı jazz kasa bir gitardır fakat Gibson gibi gövde ağırlığı, klavye inceliği gibi bazı anahtar noktalardan yoksundur. 1963 model Selmer Futurama III model bir amplifikatör ve bu gitarla ilk gruplarında çalan Eric, 1963’te Yardbirds’e dahil olup da profesyonel bir müzisyen olunca ekipmanını da değiştirir.
Eric, Yardbirds zamanlarında grubun bazen yumuşak bazen de rock’n roll riff’leriyle bezeli müziğini çalarken 1963 model kırmızı bir Fender Telecaster ve Vox AC–30 amplifikatör kullanır. Yine bu dönemde Clapton’ın bazı konserler için, jazz kasa bir Gretsch Country Gentleman da kullandığını görürüz. Clapton, bu dönemlerde tam olarak oturmamış bir tekniğe sahiptir ama yine de Freddie King, Chuck Berry gibi blues ustalarından öğrendiği gitar riff’lerini bolca kullanır.
1965 yılında Yardbirds’ten ayrılarak ünlü İngiliz blues grubu John Mayall’s Bluesbreakers ile daha sert bir sound’a ve daha agresif bir gitar tekniğine kavuşur. Bu dönemde Clapton, 1960 model bir Gibson Les Paul Standard gitarı 1962 model 45 watt’lık Marshall Bluesbreaker Combo anfi ile kullanarak bend, vibrato gibi tekniklerle pentatonik blues dizilerinde dolaşır. Marshall amplifikatörün lambalı olması Clapton’ın albüm kayıtlarında çok fazla yüksek seste çalmasına sebep olmuştur. Anlatılan bir anekdota göre de, tonmeister’in Eric’i çok yüksek çaldığı için eleştirmesi, genç gitaristin de “Benim çalış tarzım bu” cevabını vermesi büyük bir tartışmaya kadar gitmiştir ve bundan sonra ekipmanında yaptığı tek değişiklik midleri çok seven Clapton’ın amfisindeki EL34 model lambaları KT66 modellerle değiştirmesi olmuştur.
Cream dönemine geldiğimizde Clapton, Bluesbreakers’taki agresif tarzını sürdürür. Hala yüksek sesle çalıyordur, tekniklerini geliştirmiş ve daha hızlı, seri çalmaya başlamıştır. Fakat Clapton, bu devirde bir dizi yeni metod geliştirmiştir; örneğin, Cream’in 1968 çıkışlı Wheels of Fire albümündeki giriş parçası olan White Room’un başında Eric, gitarının sol teli dışında tüm tellerini sökmüş ve kayıt esnasında bu
tele inanılmaz fazla bir bend uygulayarak şarkının başındaki viyolonsele benzer bir sesi elde etmiştir. 1967 çıkışlı Disraeli Gears albümündeki ünlü Sunshine of Your Love şarkısında ünlü tonunu (“Woman Tone”; bir kadının konuşmasına benzediği için bu adı almış.) solo esnasında kullanır. Bu tonu amplifikatörünüzün ayarlarını daha çok middle ve basa ayarlayıp treble ayarlarını iyice kısar, bunu gitarınızda manyetik ayarlarını eşik manyetiği üzerinde tutup wah pedal’ınızı orta konumda sabitleyerek elde edebilirisiniz. Bu dönemde, farklı model gitar, amfi ve efektler kullan Clapton, Marshall JTM 45 model kafa ve iki adet 4x12 Marshall kabin kullanmaya başlar. Cream’de özellikle, Gibson Les Paul, ES–335, Firebird ve ‘The Fool’ olarak da bilinen Eric’e özel yapılmış bir Gibson SG ve efekt olarak da oldukça minimalist bir şekilde, Vox wah wah ve Arbiter Fuzz Face kullanır. Akustik parçalarda ise Clapton tercihini Guild F50 model jumbo kasalar alır. Bu dönemdeki psychedelic müziği desteklemek için Clapton, 12 telli gitarları da sıkça kullanmıştır.
resim: Eric’in “Fool SG”si.
Cream’den ayrılıp 1969 senesinde Blind Faith’i kurmasıyla gitar sololarına daha az yer verip bestecilik ve müzisyenlik rollerine ısınmaya başlar. Bu minimalist ve sade anlayış Clapton’ın ekipmanına da yansır ve genelde 1969 model Fender Telecaster Custom, 1964 model Gibson ES–335 ve Fender Dual Showman amplifikatör kullanır.
1970’lerde Derek and The Dominoes’un da kurulumuyla Clapton kendisini blues kadar country de içeren bir gitar tekniği ile bulur. Slide yüzüğünü oldukça sık kullanan Clapton’ın gitarları bu sefer de maple klavyeli Fender Stratocaster’lardır. Bunlardan bir tanesi ünlü Layla şarkısını kaydettiği 1956 model sunburst Fender Strat (Brownie), diğeri de yıllar boyu kullanacağı ve 1969 model üç adet Strat’tan seçilen parçalarla oluşturulan siyah renk melez bir Stratocaster’dır (Blackie). Blackie, bugün dünyanın en önemli gitarları arasında sayılmaktadır ve 2004’te Clapton tarafından düzenlenen bir müzayedede yaklaşık bir milyon dolara alıcı bulmuştur. Bu devirde Clapton, Fender Champ amplifikatörler kullanmış ve efekt olarak yanında hiçbir şey bulundurmamıştır. Bu yıllarda Clapton, Strat tarzı tonları Gibson’dan daha cılız ve sade gitarları çalarken teller üzerinde daha fazla çaba sarfedip baskı uygulamış, tuşesini sertleştirmiştir. Ayrıca, Fender’ler de sesin devamlılığını koruyabilmek için vibrato tekniğini oldukça sık kullanmıştır.
1970’lerin ortalarına kadar bu ekipmanı kullanan Clapton’ın, 1976 yılında Fender’ler yerine daha modern ses veren Musicman amfilerini kullandığını görürüz. Ayrıca bu devirde, bugünün chorus pedalları yerine geçen Leslie kabinlerini kullanmıştır. Leslie, az önce de yazdığımız üzere chorus sesi üreten bir alet olup bir amplifikatör kabini şeklindedir. Kendisiyle bağlantılı bir açma kapama düğmesi bulunur ve gitarist bu düğme (footswitch) sayesinde Leslie’yi kontrol edebilir. Eric, 1970 ortalarında kendisini gitar sololarından iyice soyutlamış blues dışında reggae, pop ve country gibi alanlarda da çalıp besteler üretmiş, hatta konserlerine bir Martin akustik gitar ile çıkarak küçük de olsa bir akustik set düzenlemiştir.
1980’lerde metalin patlaması ve değişik türlerin ortaya çıkmasıyla, albümlerinde ve konserlerinde gitara dayalı işlere, gitar sololarına daha çok önem verir. 1980’lerde ilk zamanlarda yine Marshall JCM 900 kafa ve Marshall kabinler ile Fender Strat ve Gibson Les Paul kullanırken, 1989 yılında çıkardığı Journeyman albümü ile Soldano özel yapım olan lambalı SLO 100 kafa ve Marshall kabinleri kullanmaya başlar. Gitar olarak, Fender firmasının ürettiği ve Blackie’den model alınarak tasarlanan Fender Eric Clapton Stratocaster’ı tercih ederken efekt zinciri oldukça genişlemiştir. Cry Baby wah pedalının yanı sıra, bir rack ünitesi de kullanan Clapton bu yıllarda oldukça güçlü bir drive tonuna sahip olmuştur. Fender’in ürettiği özel Stratocaster bu güçlü drive tonlarını destekleyen ve adeta Gibson Fender arası bir gitardır. Klasik Strat’lardaki tüm görünüm özellikleri bire bir uyuşan bu gitarın en büyük değişikliği, 1 adet volume, 2 adet ton düğmesinden ortadaki ton düğmesini sağa çevirdiğinizde sesin birden güçlenmesidir. Bu ton düğmesi kapalıyken yani sıfırdayken gitar temiz tonlardadır ve düğmeyi gittikçe sağa çevirdiğinizde gitarın sesi gitgide açılır, gain daha çok yükselir. Clapton bu dönemlerde ekipmanından da anlaşılabileceği üzere efektleri, özellikle wah wah efektini tekrar sıkça kullanmaya başlamıştır. Çalış tekniğinde klasik Clapton stilini kullanmış, konserlerde sololarını daha uzun tutmuş ve daha teknik çalmaya başlamıştır. Yine de bu dönemde, klasik Clapton sound’u yerine daha çok prosesörü andıran bir dijital Clapton sound’u vardır.
Eric 1992’de çıkardığı Unplugged albümüyle oldukça başarı kazanırken bu albümdeki çalış tekniği de akustik gitarı ciddi bir enstrüman olarak düşünen her gitarcının izlemesi gereken detaylar içerir. Akustiği bazı durumlarda parmaklarıyla çalan Clapton, parmağıyla akustik çalmanın şarkıyı daha agresif kılması için bu tarzı bu albümde ve elektrogitar albümlerinde de sıkça kullanmıştır.
Unplugged’dan sonraki ilk albüm olan From the Cradle, benim Eric Clapton seven ve blues gitar öğrenmek isteyen her genç müzisyen için tavsiye edebileceğim bir yapıtdır. Eric, bu yıllarda Freddie King, Albert King, B.B. King ve Elmore James tarzı müzisyenlerin şarkılarını yorumlamış ve bu kişilerin stillerini oldukça sık kullanmıştır. Bu albüm ve turnesinde Eric bazı parçalarda slide yüzüğünü kullanmış, bazı durumlarda da daha keskin ve kirli bir ton elde etmek için pena yerine parmaklarını kullanmıştır. Bu devirde Eric, ES-335, L-5, Byrdland gibi Gibson jazz kasa gitarlar, kendi Stratocaster’ı ve yine Soldano ampliler kullanmıştır. Bu albümde o günlerin havasını yansıtabilmek için hiçbir efekt kullanmamış ve akustik olarak tercihi de Martin’ler olmuştur.
Eric son dönemlerinde oldukça sık bir şekilde Fender Custom Shop’tan değişik Stratocaster’lar, Fender Twin ampliler ve Martin akustikler kullanıyor. Clapton’ın şu günlerde oldukça basit bir efekt sırası var: Bir adet Cry Baby wah wah pedalı ve bir adet Boss CE-1 Chorus.
Eric Clapton tarzı genelde eski bluescu’ların kullandığı tekniklerini çok daha modernleştirilmiş bir halidir. Gitarda hız yapmak yerine bir blues riff’ini tekrar edebilir. Clapton tekniğine yaklaşabilmek için bol bol bend ve vibrato çalışın. Pentatonik dizileri, özellikle Pentatonik blues dizilerini öğrenmenizi tavsiye ederim, çünkü bu dizi Clapton’ın sololarında oldukça sık kullandığı pozisyonları içerir. Clapton ayrıca değişik blues’cuların figürlerini alıp onların kombinasyonunu yapmıştır. Bu yüzden bol bol dinleyin, kendi tarzınızı başkalarınınkini harmanlayarak bulun.
Eric Clapton, bugün oldukça tanınan bir gitarist olması yanında elektro gitarı Jimi Hendrix ile beraber değiştiren ve avant-garde hale getiren bir müzisyen olarak tanınır. Hiçbir zaman hızlı çalmak veya virtüözite amacı gütmemiş gitaristin ayrıca son olarak İngiliz Kraliyeti’nden Commendant of British Empire nişanı aldığını da belirtelim.
Unutmayalım ki, önemli olan çalarken hissettikleriniz, bu hisleri enstrümanınızla hissettirmeniz ve mümkün olduğu kadar doğaçlama yapabilmenizdir. Eric Clapton tekniğinin ve ayrıca iyi bir gitarist ve müzisyen olmanın koşullarından biridir ve sizi diğerlerinden ayıracak özelliklerdir.

Clapton’ın yıllar boyu kullandığı ekipman(Soldan Sağa): Jim Dunlop Cry Baby Wah Wah, Boss CE-3 Chorus, Leslie Kabini, Soldano SLO100, Fender Tweed Twin. |
|
| |
|
|