| |
Zeynep Çiloğlu zciloglu@tnn.net
*Yazarın yazıyı 2005 senesi başında yazdığı göz önünde tutulmalıdır
.
KAHVE VE MÜZİĞİN DÜETİ
Starbucks’ın yeni uygulaması olan “Media Bars” damağa olduğu kadar kulağa da hitap ediyor.
Starbucks artık sadece kahve satan basit bir kafe değil. Evet, 2003’te Business Week dergisinin “Amerika’nın en iyi 50 firması” araştırmasında 25. sıraya yerleşen şirket, markalarının sadece kahve satışıyla sınırlı olmadığını, insanların bu dükkanlardan yaptıkları alışverişlerde lezzet ve keyif almaya öncelik verdiklerini ve onu paylaşma deneyimine de para ödediklerini gösterdi.
Son dönemlerde Seattle merkezli şirket bir yenilik daha yaparak 35 milyon kişi civarındaki müşteri kitlesine lezzete ilave olarak yeni bir deneyim daha sunuyor: Kahve içerken müzik dinleme ve satın alma.
Bir prodüksiyon şirketi ile anlaşmak bu stratejinin birinci safhasını oluşturuyor. 5 yıl önce 8 milyon dolara Starbucks tarafından satın alınan bir müzik şirketi olan ‘Hear Music’ geçtiğimiz Ekim ayında uydu üzerinden yayın yapmaya başladı. Bu radyoda yayınlanan Jazz, Blues ve Alternatif Rock ağırlıklı müzikler aynı anda Starbucks mağazalarında da satışa sunuldu.
Şirket aynı zamanda ‘Media Bars’ adı verilen, müşterilerinin kafe latte’lerini yudumlarken kişisel tercihlerine göre müzik dinleyebileceği ve kendi seçtiği sanatçıların şarkılarından oluşan bir albüm hazırlayıp satın alabileceği bir platform da oluşturuyor. Şirket, ikinci safhada önceliği müzik market olarak hizmet vermek olan ve bu marketlerin içinde kahve dükkanı barındıran yeni perakende mağaza zincirlerine yatırım yapıyor. ‘Hear Music Coffe Houses’ isimli bu perakende zincirlerinden iki tanesi California’da hayata geçmiş durumda.
Starbucks şirketinin müzik bölüm Başkanı Kenneth T. Lombard tarafından yapılan açıklamada, bu uygulamanın daha fazla kahve satışı hedeflemek için yapılan bir yaklaşım olmadığı, fakat müziği değişik bir platforma taşımanın getirdiği avantajları kullanmak olduğu vurgulandı.
Şirketin hali hazırdaki profili, Amerika’daki Baby Boomer açıklamasında kuşağının karı-koca çalışan ve harcama yapabilecek potansiyele sahip olmakla birlikte özellikle teknolojiden ve internet üzerinden müzik arama ve indirme özelliklerini kullanan teknolojiden çekinen kişileri kapsıyor. Bu grup aynı zamanda müzik marketlerden uzunca bir süredir alışveriş yapmayan bir alt grubu da içeriyor.
Kısa bir müddet önce Starbucks’ın ortağı ve yönetim kurulu başkanı Howard Shultz’un da farkettiği gibi müşteriler bir aromalı kahve için beklerken o anda dükkanda çalmakta olan müziğin ne olduğunu sorabiliyorlar. Bu farkındalık, mağazada şarkısı çalınan sanatçının CD’lerinin kasalarda satış fikrini ortaya çıkardı.
Bu yeni tip müzik kafelerde, geniş ve rahat koltuklarınızda otururken bir dijital kalem kullanarak değişik müzik tarzlarından bir veya 12 tanesini bir dokunuşla seçebiliyorsunuz. Tam bir ‘mix and match’ yani karıştır ve yarat yaklaşımının benimsendiği bir platform; üstelik yarattığınız CD’nize istediğiniz gibi bir kapak seçme şansına da sahipsiniz. Sadece şarkı başına 99 cent ödeyerek hem kahvenizi hem de satın aldığınız müziği kredi kartınızla ödeyebiliyorsunuz.
Şarkı indirme işlemi 10 dakikadan daha az sürüyor ve bu tip müzik platformları Seattle ve Austin’deki 45 mağazada şu an uygulanıyor. Şirket hem kahvesini yudumlayıp hem de internette gezinmeye vakti olmayan müşterileri için ise XM Uydu Radyo abone servisini başlattı. Bu radyo kanalında bazı müzisyen ve müzik gruplarının canlı yayınlarının yapılması planlanıyor. Aynı zamanda bu radyo kanalı bütün Starbucks dükkanları için ana müzik yayını yapan radyo kanalı olma özelliğini de üstleniyor.
Şu ana kadar prodüksiyon şirketleri kendi kataloglarından bazı şarkıları satması için Starbucks’a izin verdiler bile. Tabii ki bunun nedeni, bu şirketlerin uzun bir zamandır yetişkin grubu müşteri kitlesini ihmal ediyor olması. Bu uygulama ile prodüksiyon şirketleri yeni bir pazarın kapısının aralanabileceğini düşünüyorlar.
Starbucks bu seneki 8 aylık gelirlerini % 28 arttırarak 3.8 milyar dolara ulaştı. Bunun içinde müzik satışlarının payı şu an için % 1 dolayında. Şirket, 3000 tane mağazada kablosuz internet ağı kurduğu düşünülürse, yakın bir gelecekte kendi portalını da rahatlıkla kurabilir. Zaten Starbucks daha şimdiden kendini yeni bir ‘alternatif dağıtım kanalı’ olarak görmeye başladı bile..
Şirketin Türkiye’de bu uygulamayı başlatması halinde, hedef kitlenin kim olacağını ve hemen bu servisten kimlerin faydalanacağını bulmak çok zor değil: gençler ve bu servise daha çabuk adapte olacak yeniliklere açık tüketici kitlesi.
Diğer taraftan bu yeni uygulama ile birlikte geleneksel dağıtım kanalları olan müzik marketler bu uygulamadan yara almadan kurtulabilecekler mi yoksa bu uygulama başka yeni alternatif dağıtım kanallarının gelişmesine yol mu açacak?
|
|