Serhan Lokman

MUSIC OF CRETE: Ross Daly

Türkiye’de de birkaçımızın yakından tanıdığı müzisyen Ross Daly, Yunanistan’ın bilinen uluslararası sanatçılarından. Aslen İrlandalı olan müzisyen nereli olduğu sorulduğunda    “Ben hiçbir yerliyim ancak ruhumda Girit’ten parçalar var” diye cevap vermektedir. Bunun sebebi ise genç yasta terk ettiği İrlanda’dan başlayan dünya yolculuğunda 20 sene boyunca Girit’te mola vermesi. Sanatçının on sene Chanion ve bir on sene de Iraklionda (Girit adasının  en önemli iki şehri )  yaşamış olması ve Girit aksanı ile konuştuğu mükemmel Rumcası  aslında bu bölgenin kültürü ile ne kadar iç içe olduğunun bir göstergesi.
Daly’e göre insanların kafasında canlanan Yunan müziği ,tavernalarda dinlediğimiz ve dejenere olmuş bir müzik. Yunan müziği denilince buzuki dışında bir enstrümanın da akıllara gelmemesi belki de Daly’nin , yirmi yıldır yaşadığı topraklara olan sevgisinin yanında, bu albümü kaydetmesindeki önemli sebeplerden biri.
 Albüm, adından da anlaşılacağı üzere Girit müziğinin en bilinen formlarını ve şarkılarını içeren bir kütüphane albümü kanımca. Albümdeki on şarkının hepsi Girit adasının çok bilinen ve halk tarafından hala söylenilen şarkılar olması bu bölgenin hem kültürel özelliklerini hem de müzik tınısını anlamamız acısından bence iyi bir kaynak.
Albümün kapak tasarımı sade ama içinden çıkan kitapçık ise bir o kadar dolu. Daly albüm kitapçığında  teşekküre ve şaşalı tasarımlara hiç yer vermemiş. Bunun yerine yazdığı ve Girit Müziğini tanımladığı önyazı Girit Müziğini daha önce hiç duymamış kişilerin bile genel bir bakış açısı kazanmalarına olanak sağlıyor. Sayfaları çevirdikçe albümde yer alan her parçanın detaylı açıklamaları karşımıza çıkmakta. Parçaların hepsi onlarca yıldır  bölgede söylenen halk şarkıları yada destanlardan oluşmakta ve Girit adasının her bölgesinden örnekler içermekte.
Albümde beni en çok etkileyen parça (aynı zamanda albümün açılış parçası) ‘Erotokritos’  adlı çalışma. Aslen 17. Yüzyılda Vitsentsoz Kornaros tarafından bestelenen bu destan , aşk, gurur, arkadaşlık ve kahramanlık öğelerini barındıran bir hikaye. Ama   Girit ve Yunanistan kültürü için aslen ‘Yunan Rönesansının’’ referans noktasını oluşturmakta ve tüm ülkede en çok bilinen parçalar arasında. Bu parçanın izlerine Türkiye’de de rastlıyoruz. 2005 senesinde ‘Panayır’ adlı albümü ile caz severlerin yakından tanıdığı Ayşe Tütüncü’nün , üçlüsü ile beraber bestelediği ‘ Girit’e Mektup’ adlı çalışmasında bu parçadan bölümlere rastlamak mümkün…
Genel olarak albümün diğer parçaları da,  Erotokritos gibi adanın kültürel mirası. Tüm parçalardan detaylı olarak bahsetmeyi gerekli görmesem de ikinci favorimin ‘The Bride’s Song ‘  olduğunu söyleyebilirim. Şarkı albümün 3. parçası ve ‘Pediada ‘ adlı bölgeye ait. Basitçe nerdeyse her düğünde söylenilen bu parça ironik olarak -tüm Girit repertuarının en hüzünlü ve melankolik- parçası olma özelliğini taşıyor.
Albümdeki tüm enstrümanlar (Lute, Flüt, mandolin, boulgari, daoulaki ) Ross Daly tarafından çalınmış. Sadece 5 ve 6. parçalarda Stelios Petrakis,  lut ve kopuzda Ross Daly’e eşlik etmiş. Albüm 2004 yılında kaydedilmiş ve aynı sene FM Records tarafından yayınlanmış.
Ross Daly  yerel müziğe çok katkıda bulunan ve bölge topraklarındaki müzisyenleri buluşturan bir müzik adamı. Her yıl düzenlediği workshoplara Türkiye’den de Göksel Baktagir, Yurdal Tokcan  gibi isimler eğitmen olarak katıldılar. Ben hem albümü hemde Ross Daly’nin çalışmalarını tüm müzikseverlere tavsiye ediyorum.

Referanslar:

 
   


  Yazıların hakları ve sorumluluğu yazarlara aittir © 2006 santralmüzik