| |
Ali Ozan Meray aliozanmeray@gmail.com
1964 de kurulan ve yaptıkları albümlerle Japon çağdaş ve geleneksel müziğini insanlara aktaran Ensemble Nipponia 1976 da kaydettikleri bu albümle de geleneksel Japon enstrümanları ile dinleyiciye geniş bir yelpazeden Japon müziğini tanıtıyor. Bütün dünyada konserler vermiş ve hala günümüzde en çok bilinen ve sayılan geleneksel Japon müziği topluluklarından olan Ensemble Nipponia’nın bu albümü 1976 yılında Performing Art Program of the Asia Society sponsorluğunda Kanada da verdikleri ilk Amerika turneleri sırasında kaydedilmiştir. Albümün içinde shakuhachi için yazılmış solo parçalar, 19. yüzyıl koto düetleri, biwa ve vokal için bir parça ve 18. yüzyıldan shamisen, koto ve shakuhachi için parçalar bulunmakta. Topluluğun en tanınan ismi shakuhachi ustası Kohachiro Miyata. Topluluğa kuruluşunun ilk yıllarında katılan, beraber turnelere çıkan Miyata’nın repertuarı hem geleneksel hem çağdaş parçaları içeriyor.
Japon müziğinin önemli bir özelliği işin ruhsal boyutuna çok önem verilmesidir. Bunu zen budistleri tarafından yaratılan, shakuhachi için yazılmış solo parçalarda rahatlıkla hissedebilirsiniz. Shakuhachi için yazılmış parçalar genelde yavaş bir tempoda belirli bir ritmik ve armonik düzeni olmayan, doğaçlamaya yönelik, sakin havadalar. 
Bu durum müzisyenler içinde geçerlidir. Her müzisyenin teknik becerileri dışında ruhsal ve düşünsel olarak belirli bir birikimlerinin olması gerekmektedir. Birçok yönden bu ruhsal birikime teknik beceriden daha fazla değer verilir. Japon sanatına yön veren ve bu düşünsel boyutu katan iki önemli kavram vardır. Bunlardan biri zaman kavramını irdeleyen, bunu içimizde sürekli olarak varolan ve gelişen bir olgu olarak elen alan ‘’naru’’ dur. Bir diğeri ise ‘’ma’’ yani ‘’aralık’’ kavramıdır, fiziksel bir aralıktan ziyade duyumsal bir aralığı belirtir. Albümde özellikle Shakuhachi (parça 1) ve shamisen (parça 2) için yazılmış parçalarda notaların uzunluğu, iki nota arası keskin ‘’sus’’ lar ‘’ma’’ kavramını betimleyen öğeler olarak göze çarpmakta.
Albüm shakuhachi için yazılmış solo parça ’’Kumoi Jishi’’ ile başlıyor. Çin’den alınan, eskiden saray müziklerinde kullanılan bu nefeslinin yüzeyinde dört ve arkasında bir delik bulunuyor. Ortaçağda ‘’kamuro’’ olarak bilinen Budist rahiplerinin çalmaya başlamasıyla Japon müziğine girmiştir. Yavaş bir tempoda ve sakin bir ruh hali içinde olan bu parça enstrumanın ses aralığı gereği ile de fazla yükseklere çıkmadan bitiyor. Kanımca zaman kavramı bu parçada kendini belli etmektedir. Uzayan notalar, belirli bir ritmin olmayışı ve kısa motiflerin tekrarları parçayı yumuşak ve soyut bir havaya sokuyor.
Japon enstrümanları içinde en etkileyicisi bana göre ‘’koto’’.Yaklaşık 2 metre boyunda olan bu 13 telli çalgı yere oturularak çalınıyor. Tok ve gergin bir tınısı olan bu enstrüman albümde daha çok 19.yüzyıl bestelerinde kullanılmış. 19.yüzyıl başları ile birlikte kendine batı müziğini örnek almaya başlayan Japon müziğini, albümde kotonun kullanıldığı parçalarda anlayabilirsiniz. Bu anlayışın bir ürünü olan ‘’Hanayagi’’(parça10) kanımca albümdeki en iyi eser. Spiritüellikten kopuk tamamıyla batı anlayışı ile icra edilmiş olan bu parça diğer parçalara göre daha enerjik ve hareketli melodilere sahip.
Albümü ilk defa dinleyen ve Japon müziğini bilmeyen biri ilk parçaya ne kadar yabancılık çekerse bir iki parça sonra da bir o kadar yakın melodiler duymaya başlıyor. Diğer kültürlere baktığımızda geleneksel yapısı pek bozulmamış olan parçalara alışkınken bu albümde bu özelliğin tamamen farklılık gösterdiğini görüyoruz. Bu belki Japon müziğine çeşitlilik katıyor fakat diğer yandan da uğradığı erozyonu gösteriyor. Gene de gerek Japon enstrümanlarının tinsel tınısının cazibesi, gerekse parçaların barındırdıkları ruhsal boyut ve batı anlayışı ile yapılmış kulağa yakın gelen melodileri ile dinlenmesi gereken, şaşırtıcı ve doyurucu bir albüm.
Referanslar:
Japan, Grove Music Online ed. L. Macy (Accessed 10 June 2006)http://www.grovemusic.com
http://www.komuso.com/albums/Ensemble_Nipponia
|
|